Kavramsal Metafor Kuramı, insanın zihnini ve öğrenme sürecini metaforlara dayandırarak anlamlandırır. Bu kuramın ana figürü olan metafor, bir kavramın başka bir kavram yerine kullanılmasına denir. Günlük hayatımızda farkında olmadan metafor içeren birçok cümle kullanırız. Örneğin ‘kendine bir yol çizdi’ cümlesinde yol ile kastedilen yaşamdaki süreçler bütünüdür veya ‘lise sınavı, hayatındaki önemli bir dönemeçti.’ cümlesinde dönemeç ifadesiyle hayatının kritik bir anı ifade edilmektedir. Örneklerde gördüğümüz üzere bir kavramla başka bir kavram ifade edilmeye çalışılmıştır. Bu, simgesel ifadeler ve benzetme yoluyla sağlanmıştır.
Kavramsal Metafor Kuramı’nda kuramın geliştiricileri olan George Lakoff ve Mark Johnson, metaforları incelerken kaynak alan ve hedef alan ayrımından söz eder. Bir kavram ikinci bir kavramla ifade edilmek isteniyorsa, bu ilk kavrama hedef alan, ikincisine ise kaynak alan adı verilir. Örneğin ‘aşk ateşten gömlekse giyerim senin için.’ cümlesinde aşk kavramı ateşten bir gömlek ifadesine benzetilmiştir. Bu metaforda ateşten gömleğe benzetilen aşk hedef alan, ateşten gömlek ise kaynak alandır. Ateşten gömlek giyilirse tehlikeli olacak bir nesnedir ve aşkın risk unsurları içermesi bu kavram ile karşılanmıştır. Bu örnekte de görüldüğü üzere kaynak alanın özellikleri hedef alanın özelliklerini karşılamaktadır dolayısıyla hedef alan, tüm yönleriyle değil sınırlı özellikleriyle ifade edilmiş olur. Ayrıca metafor kurulurken genelde hedef alan soyut, kaynak alan ise somut bir kavramdır çünkü insanlar somut kavramları, soyut kavramlara nazaran daha kolay anlamlandırmaktadır. Somut bir kaynak alanın özelliği veya özelliklerinin, soyut bir hedef alana aktarılması, o soyut kavramı daha rahat bir şekilde anlamlandırmamıza olanak tanır. Metafor kurulurken göz önünde bulundurulması gereken bir durum vardır ki o da bir metaforun herkesçe farklı anlamlandırılabilmesidir. Genellikle somut olan kaynak alanı, kendi göreli algımız ve bilincimizle algılarız dolayısıyla bu anlamlandırma insandan insana değişiklik gösterebilmektedir. Kaynak alanın, hedef alanı tek yönlü bir şekilde etkilediği düşünülürse her kurulan metaforun kurulmadan önce karşımızdaki insanın deneyimleri ve görüşleri göz önüne alınarak kurulması gerekmektedir. Örneğin ‘aşk sarhoşu’ ifadesinde aşık kişi sarhoş bir insana benzetilmiştir. Bu metaforda, sarhoşluğun kötü bir olay olduğunu düşünen biri aşkı da kötü bir olay olarak algılayabilir. Fakat sarhoşluğu, zevk veren bir aktivite olarak gören kişi aşkı da zevk verici olma özelliğiyle anlamlandırır.
İlk defa ‘Metaphors We Live by’ adlı kitapta incelenen Kavramsal Metafor Kuramı insan zihninin düşünce şeklini anlamlandırmada hedef alan ve kaynak alan gibi ayrımlarıyla zannımca etkili bir kuram sunmaktadır. Buna ek olarak öğrenme sürecimizin de metaforlar ile şekillendiğini anlatması bakımından bu kuram fazlasıyla etkileyicidir. Sandığımızdan çok daha fazla kullandığımız metaforlar kullandığımız sözlü ve yazılı dilin kayda değer bir bölümünü oluşturmaktadır. Mesela bu kuramda yapılan kaynak alan ve hedef alan ayrımı da bir metafor değil midir?
